Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 
  • Tanrı evreni benim için yarattı.
  • Saçmalıyorsun.
  • Niye?
  • Şu koskoca evren, senin için mi yaratıldı?
  • İmkânsız mı bu?
  • Yani onca yıldız, onca gezegen…
  • Hepsi sadece ve sadece benim için.
  • Böyle bir şeye inanıyor musun gerçekten?
  • İnanıyorum. En çok inandığımsa Tanrının sonsuz gücü…
  • Tanrı çok güçlü… Bunda hemfikiriz ama kudretini kullandı ve her şeyi benim için yarattı dersen…
  • Bu sana neden uzak bir fikir gibi geliyor?
  • Öyle saçma şey olur mu? Yüz milyarlarca yıldız kümesi, her birinde yine yüz milyarlarca yıldız, onun onlarca katı gezegen... Saymaya, hesaplamaya kalksan hesap makineleri almaz. O kadar çok şey var bu evrenin içinde. Ve sen kalkıyorsun, Tanrı bunca şeyi benim için yarattı diyorsun. Bu megalomanlıktan başka bir şey değil.
  • Hiç alakası yok. Daha doğrusu bu fikrin kendini beğenmişlikle bir alakası yok. Tamamen adaletle ilgili bir şey.
  • Adaletle mi ilgili? O ne demek şimdi?
  • Şu demek; bu evren benim için yaratılmış olursa, yani bu evrenin öznesi ben olursam eğer, o zaman ilahi adalet gerçekleşir.
  • Kafam karıştı, hiçbir şey anlamadım.
  • Çok normal. Bu fikir ilk başlarda bana da saçma gelmişti ve kafam karışmıştı. Ama düşüncem derinlik kazanmaya başlayınca… Çok mantıklı buldum ve hayat felsefem oldu.
  • Senin için yaratılmış evrenle adaletin nasıl bir ilişkisi olabilir ki?
  • En başından başlayım o zaman. Fikrimi anlaman için bir soru sorayım önce; insan niçin yaratılmıştır sence?
  • Ne biçim soru bu? Senin düşüncenle ne alakası var bu sorunun? Sen evrendeki bütün varlıkları hayatının fonu olarak görüyorsun. Sonra da insan niçin yaratılmıştır diyorsun. Fikrini açmak için sorduğun bu soru, bir çelişkiyi sürüklüyor peşi sıra.
  • Benim fikrimi unut. Normal bir insanın sorduğu sıradan bir soru olarak düşün.
  • Sıradan mı? Bu soru yaşamın en büyük bilmecesi, birincil gizi. Herkes kendince bazı yanıtlar veriyor ama kesin ve net bir cevabı yok bu sorunun.
  • Dini bilgilerine dayanarak cevaplayabilirsin.
  • O zaman yanıtı çok kolay; imtihan için.
  • Şimdi bunu temel alarak bir örnek geliştirelim kafamızda; yüz sorulu bir sınav için, bir sınıf dolusu öğrenciyi sınava aldığımızı farz edelim. Sınavı başlatalım ama bir dakika sonra herhangi bir öğrenciyi salondan dışarı atalım. Daha sınav kâğıdına ismini bile yazmadan. Sonra altıncı dakikada başka birini, on yedincide de bir diğerini… Periyodik olmayan süreler içinde bir miktar öğrenciyi süre dolmadan sınav kâğıdını alıp sınıftan atalım. Bu sınav ya da senin deyiminle bu imtihan adaletli bir imtihan olur mu?
  • Niye çıkarıyoruz onları?
  • Önemli bir sebebi yok. Yani kopya çektikleri ya da başkasının yerine sınava girdikleri falan yok bu öğrencilerin. Hatta belki de hiçbir sebebi yok onları salondan dışarı çıkarmamızın. Rastgele ve kafamıza göre seçiyoruz kimi atacağımızı.
  • Bu çok saçma.
  • Başka bir şey daha var. Sınav salonunda kimi öğrencilere hesap makinesi, cep telefonu, tablet falan veriyoruz. Kimine tükenmez kalem, kimine de kurşun. Birkaç öğrencinin tekine, birkaçının ise iki gözüne birden bant yapıştırıyoruz. Koyu ve sızdırmaz. Bazı öğrencininse elleri arkadan bağlı.
  • Bu nasıl bir sınav?
  • Sürenin sonunda tüm öğrencilerin sınav kâğıtlarını değerlendirip, yüz üzerinden puanlıyoruz. Nasıl bir sınav olur bu sence? Adil bir sınav olur mu?
  • Saçmalık olur. Öğrencileri dışarı at, gözlerini bağla, ellerini bağla, böyle sınav mı olur?
  • Ben de katılıyorum sana. Böyle sınav olmaz, olmamalı. Ama şimdi üçüncü ve son sorumu soruyorum; yine aynı sınav salonunda, aynı öğrencilerle, aynı şartlarla bir sınav yapılsa… Yine sınav esnasında kimi öğrenciler sınıftan atılsa, kiminin elleri kimininse gözleri bağlansa, kimi öğrencinin tableti kimisinin hesap makinesi olsa… Ama bu öğrencilerin hiç birinin sınavı geçerli olmasa, hepsi mizansenin birer parçası, figüranı olsa… İçlerinden sadece bir tanesinin… Sınav süresi tam verilen, elinde sadece kalemi olan, elleri ve gözleri açık olan tek bir öğrencinin… Seçilmiş bu öğrencinin sınavı geçerli olsa… Daha doğrusu bu salon ve sınav mizanseni sadece o öğrencinin gireceği sınav için kurulmuş olsa… Onun aldığı sınav notu adil olur mu?